Burçin'in Sanal Günlüğü

gördüm, duydum, biliyorum

Yıllardır “Flight Simulator” ile varolan Microsot, bu birikimi kullanarak yeniden ve sıfırdan bir uçak simülasyon oyunu geliştirmeye başladığının haberini verdi. Adı “Flight” olan yeni oyunun bir adet tanıtım videosu mevcut. İçerideki haberlere göre görsel derinlik ve oyun tecrübesi olarak devrim niteliği taşıması hedefleniyormuş. Oyun çıkınca göreceğiz. Genellikle Microsoft’a karşı bir tavrım olsa da oyunlar konusunda biraz sempatim var. Sanırım bu oyun çıktığında da “”X-box” ile birlikte paket şeklinde pazalarlanabilir. Kim bilir o zaman bir x-box alabilirim :)

Orijinal yazılımla Live dünyasına da kapılar açılacağından oyun süper zevli bir şekilde oynanacaktır eminim.

Bekleyip görelim…

Malt (grup)

Yorum yok

Geçen ay Cranberries Konseri‘nde ön grup olarak çıkan Malt‘ı ben ilk defa duydum. Ayrıca solistin de Cenk bey olması da beni acayip şaşrıttı! Çünkü neredeyse hiç bir radyo programlarını kaçırmıyorum ama bu mevzudan yeni haberim oluyor…

2 adet albümleri var. Ben son albüm “ARIZA” yı dinledim ve çok sevdim.  Tüm şarkıları 4x4lük… Fakat favori sorarsanız “Olmaz” derim…

Resmi sitesi; http://www.maltband.com/

Resmi Fan sitesi; http://www.maltrock.biz/

“Yeniden”in video klibi de bu adreste

kesinlikle tavsiye olunur!

Kelaynak Kuşu

Yorum yok

English Home’dan aldığımız bir kelaynak kuşu süsünün ekindeki şu bilgi notu hoşuma gitti:

“Nuh Peygamber, tufandan sonra Ağrı Dağı’na geldiği zaman 3 kuş türünü serbest bırakmıştır;

barış için güvercin,
yeni bir çağ için kırlangıç,
bereket için de kelaynak kuşunu.

Halk arasında kelaynak kuşlarının soyunun tükenmesi durumunda kıyametin kopayacağına inanılır. Nesli tükenmekte olan bu kuşlara sahip çıkalım, onları sevgimizle koruyalım.

Evlerimize her zaman bereket getirsin…”

Film:İnşaat

Yorum yok

Hafta sonu İnşaat’ı izledim.  Bazı filmlerin isimlerinden bir önyargı oluşur ya… Bu da o tür bir film. Ne düşündüm ne çıktı :) Emre Kınay ve Şevket Çoruh (Arka Sokaklar dizisinden tarnırsınız)’un başrollerini oynadığı filmde tanıdık başka isimler de var. Detay burada.

Çok matrak ve orjinal bir konusu var. Ayrıca kısıtlı bir mekanda geçen filmin çekimleri de fena değil.  Konusu da; Ali ve Sudi’nin başından geçen mafya bağlantılı maceralar diye özetlenebilir.

Bulun izleyin ve eğlenin.

Efsanevi Star Wars filmlerini bilirsiniz mutlaka…

Bu filmlerden 2nci ve 3ncü bölüm arasındaki zamanda geçen “Star Wars – The Clone Wars” çizgi dizisini de duyduysanız eğer bu oyundan kesin keyif alırsız diye düşünüyorum.

Ben şu ana kadar yayınlanan tüm bölümleri izledim zira şu an sezon bitti yeni sezon da çizilecekmiş :) dize duyduk.

Sony boş durmamış ve çizgi filme çok benzeyen bir oyun hazırlamış.  “Clone Wars Adventures” adındaki bu oyun sonbaharda piyasaya çıkacakmış.

İlgili dönemde Anakin Skywalker genç bir Jedi ve  fırtınalar estiriyor. Gayet iyi bir Jedi ama içinde hep bir hırs ve şiddet var. Çizgi dizide de buna vurgu var.

Neyse… Bu oyunu merakla bekliyor ve PC versiyonu da çıkar diye umuyorum :)

Gezinirken sağda solda birçok İHE büfesi görüyorum ama nedense şimdiye kadar hiç İHElerden ekmek almadım. İlk defa dün bir şekilde “tam buğday ekmeği“ni yedim. Gündelik yediğim ekmekten kat kat lezzetliydi. Üstelik bu ekmek organik olarak üretiliyormuş. Ben artık bu ekmeği almaya karar verdim. Siz de alın ve destekleyin aksi halde bu güzelim lezzet zamanla yok olabilir.

En çok üzüldüğüm şey; yanıbaşımızdaki değerleri farkedemememiz…

Acıktık… Güzel bir yere gidip yemek yemeğe karar verdik. İstanbul’da seçenek çok. Bugünkü  seçimimiz “Maria’nın Bahçesi” oldu. Güzel bir akşam yemeği yemek için yer ayırttık ve gittik. Küçükyalı sahilde çok hoş bir restoran. Bostancı’dan sonra 3ncü ışıklardan U dönüşü yaparak ulaşabiliyorsunuz.

Bahçesi ve kapalı bir alanı var. Biz akşamüstü gitmiştik dış ortamı çok göremedim. Bunun yanında içerisinin dekorasyonu oldukça şıktı. Masaların düzeni ve karşılama da kibardı. Masaya oturur oturmaz çok güzel bir şampanya ikramı geldi. Ben şampanya pek sevmem ama bunu beğendim gerçekten lezzetliydi.

Neyse… Yediklerimizi tek tek yazmayacağım. En güzeli gidip görmek ve tatmak. Bu noktada bir önerim var; gidince menüyü güzelce inceleyin ve sonra sipariş verin. Özellikle deniz ürünlerini deneyebilirsiniz. Doyurucu bir ana yemek yerine bolca meze yedik biz…

Personelin disiplinli hizmeti gerçekten iyiydi. En son kahvemizi içerken fincanın kulpunu özellikle çevirip bırakması kesinlikle öğretilmiş bir hareketti bence. Bu sebeple de işletmenin sahibi (sanıyorum) Maria Ekmekçioğlu‘na da teşekkür etmek gerekiyor.

10 üzerinden 10…

Çanakkale şehitliği’ni 3 boyutlu gezmek isterseniz; http://www.360tr.net/17_canakkale/gelibolu/ sitesinde çok detaylı bir uygulama mevcut. Gitmeden önce bakmak güzel olabilir veya okuduğunuz kitaplarda adı geçen mezarlıkları felan görmek keyifli olabilir.

Ayrıca 360tr.net sitesinde çok güzel 3 boyutlu gezinti yapılacak başka yerler de mevcut.

Akşam iş dönüşü radyo programlarını dinlemek bir çok insan için vazgeçilmez bir alışkanlık. Ben de ciddi bağımlılardanım. Ayrıca Cenk ve Erdem‘i de çok beğenirim. Kendi sohbet ekollerini oluşturmuş çok başarılı bir ekiptirler. Bildiğim kadarıyla 10 seneyi geçen bir birliktelikleri var ve şu an da tam gaz devam ediyorlar. Bazıları pek hoşlanmıyor bu ikiliden ama ben hoşlanırım. Türkçe laf hileleri kullanarak güldürüyorlar bizi :) Mesela; “şimdi Türk hava durumuna bağlanıyoruz…” deyişleriyle gülmekten katılmıştım ben geçenlerde.

Artık akşam 18:00 – 20:00 arası PowerFM de program yapıyorlar. Seviyorsanız kaçırmayın derim. Günlük ankete katılarak sohbete yön verebiliyorsunuz. Ayrıca çarşamba günleri de stüdyoya konuk alıyorlar. Ben de en kısa zamanda katılmak istiyorum doğrusu…

Eğer o saatlerde işim var diyorsanız programın kaydını podcast (dinlenebilir mp3) formatında powerfm’in web sitesinden indirebilirsiniz. Link veremedim çünkü nedense sayfanın linki çok açık değil. Anasayfadan gitmek gerekiyor.

Çoğumuzun çocukluk veya gençlik zamanlarında mutlaka filmlerini izlemişi olduğu Bruce Lee efsane ismi benim ilgimi 34 yaşına gelince çekmeye başladı. Daha çok sinema sektörüyle ilgili araştırmalarıdan gözüme çarptı ve vakit ayırmaya değer buldum doğrusu. Şu an klasikleşmiş 5 filmini seçtim ve onları izliyorum. Yakında bu konuyla ilgili ayrı bir yaz yazacağım.

Fakat şu an konumuz biraz daha farklı; internette gezinirken çok ilginç bir uygulama buldum. “The Kungfu-Mixer” adlı flash tabanlı eğlencelik uygulama çok ilginç. Bruce Lee’nin filmlerinden alınan meşhur ses ve sahneleri tuşlara yerleştirip mix yapma ve kaydedip dinleme imkanı veren bir uygulama yazmışlar. Arka fon müziğini de ayarlayabiliyorsunuz. Eğer o dönemin filmlerini seviyorsanız çok hoşunuza gidecek.