burcin tarafýndan Kültür/Sanat içinde postalandý
İlk duyduğumuzda ilginç bir senaryosu olduğu zaten belliydi “Heroes” dizisinin. Zamanla izledikçe de gerçekten değişik bir dizi olduğunu kanıtladı. Son zamanlarda TV sektöründen kazanılan para; güçlü her TV kuruluşunu reyting getirecek yapımlara sevkediyor. Öte yandan o kadar çok dizi, sinema, uydu kanalları var ki bunların arasından sıyrılarak akıllarda yer etmek gerçekten zor. Bu sayede çok güzel detaylı düşünülmüş ve üzerinde uğraşılmış yapımlar görmeye başladık. Başladık ama nedense bir “kahraman”, “doğa üstü” olgusudur gidiyor… “Smallville”, “4400″, “lost” gibi diziler buna güzel örnek. Bunlara ek olarak gelen “Heroes” da aynı şekilde…
Fakat hakkını vermeliyiz ki bazen saçmalıklar yakalamaya çalışsam da genelde beğendiğim bir dizi.
Aslında benim bu yazıda esas ele almak istediğim mesele şudur: Heroes 1nci sezon bitti gitti… İkince sezon başladı peki nasıl başladı…

Ben her zaman Hiro Nakamura’yı heroes’un ana karakteri olarak gördüm. Niteki ilk notlarım onun hakkında. Geçmişe gittiği yerde, kime aşık olacağını bildiği bir kadına aşık oluyor ama ne çare… “Kader ağlarını örmüş” derler ya işte o cinsten. Benim ilk notum Hiro’dan. Sonra diziye yeni eklenen kahramanlar çok yaratıcı. Dizide bir yeni sezonun farkı var ama ilk sezondan çok da kopuk değil bu olayı iyi kıvırmışlar. Peter’in hafıza kaybı da çok iyi düşünülmüş ve senaryoya güzel bir zenginlik katmış.
Ben çok detay vermekten özellikle kaçınıyorum oturun izleyin… Ben gidiyorum… uçarak… 
Yorum Yok »
burcin tarafýndan Deneme içinde postalandý
(tut ki;) Birgün evden çıktım işe gidiyorum. Bugün tuhaf birgün zira sağımdan solumdan ışık hüzmeleri geçiyor. Bir an panikliyorum ama sonradan hatırlıyorum ki bilim adamları zamanı bükmeyi başarmışlar. Vay be ne buluş ama! Yıllardır üzerinde çalışmalar yapılırken sonunda gerçek oldu. Bundan 20-30 sene önce Hiro Nakamura(bir zamanlar sevilen dizi Heroes’un başkahramanı)’ya gülüyorduk şimdi zamanı büküyoruz. Acaba bize kimler gülüyordur?
(more…)
2 Yorum »
burcin tarafýndan Güncel içinde postalandý
Atam,
10 Kasım geldi yine. Türkiye’yi bize bıraktığın o saatte yine ayaktaydım yine gözümde yaşlar vardı. Sen modern hayatı bize layık görmüştün ve bunun için hayatını feda ettin. Yıl 2007 oldu ama uzun süredir ülkeminiz çıkarlarını düşünen birisi gelmedi buralara…
Sen üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptın peki ya biz? Biz üzerimize düşen görevi yapamıyoruz Atam! Biz ülkemizin prestijini sıfıra indirdik. Anlatacak o kadar şey var ki… Damarlarımdaki asil kan çekiliyor…
Ey Atam! Ben hiçbir zaman kara-kafalı olmayacağım! Ülkemin çıkarlarını hep önde tutacağım. Bunun ne demek olduğunu herkese anlatacağım. Damarlarımdaki kanı asilleştirmek için elimden geleni yapacağım.
Atam (vaziyete rağmen) rahat uyu!
Yorum Yok »
burcin tarafýndan Teknoloji içinde postalandý

Daha önce Nokia 2630‘u tanıtmıştım. Araştırma yaparken bu iki telefon arasında kalmıştım. Fakat bu telefonun sunduğu multimedya özellikleriyle çok ilgilenmemiştim. Aslında bu telefon 2006 moel olmasına rağmen bizde daha sonradan popüler hale geldi. Sanırım bu iş reklamlarla da ilgili.
Ben tüm özelliklerini detaylıca araştırdım. Nokia 6300′ün 2630′dan en büyük farkı 2mp kamerası olması ve ses kayıt gibi özelliklerinin daha gelişmiş olması. Ayrıca 6300da “micro-sd” hafıza kartı da takabiliyorsunuz. Görüntüsü gayet şık oldukça hafif bir telefon ben bunu da tavsiye ediyorum…
Telefonun detaylarına Nokia Türkiye‘den ulaşabilirsiniz. Her zaman dediğim gibi internetten satın almak daha avantajlı.
Yorum Yok »