Ejderha Dövmeli Kız; Fincher mı? Oplev mi?


Man Som Hatar Kvinnor &  The Girl With Dragon Tattoo

Ejderha Dövmeli Kız, Ateşle Oynayan Kız ve Arı Kovanına Çomak Sokan Kız, Stieg Larsson tarafından yazılmış ve en çok satanlar listesine girmeyi başarmış bir üçlemedir. Kitaplar öyle ilgi gördü ki; 2009 yılı içinde üç kitabın da filmi çekildi ve sinemalarda oynadı. Şimdi ise üçlemenin ilki olan Ejderha Dövmeli Kız filminin Amerikan yapımı gösterime girdi.

Orjinali İsveç yapımı olan serinin ilk filmini Niels Arden Oplev yönetirken diğer iki filmi ise Daniel Alfredson yönetmiş. Ana karakterleri Michael Nyqvist ve Noomi Rapace oynamışlar. Amerikan yapımı olan versiyonu ise yakından tanıdığımız David Fincher yönetmiş. Başrolde Daniel Craig ve Rooney Mara rol almışlar.

Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse; büyük bir şirketin kirli işlerinin üzerine giden gazeteci Mikael mahkeme tarafından suçlu bulunur. Bu esnada Henrik Vanger bir sır olan yeğeninin ortadan kaybolması olayı için Mikael’den yardım ister. Araştırmaya koyulan Mikael’ın elde ettiği ipuçlarıyla olaylar derinleşir. Geçmişi sırlarla dolu sorunlu bir kız olan Lisbeth de Mikael’in araştırmasına ve hayatına dahil olur…

Şimdi bu iki filmi karşılaştırmak istiyorum. Filmleri izlemek isteyenler varsa bundan sonrasını okumamalarını öneririm.

Yönetmenler

Niels Arden Oplev & David Fincher

Niels Arden Oplev 

Bir tarafta Se7en, Fight Club, The Game gibi unutulmaz filmlerin yönetmenin David Fincher, diğer tarafta onunla aynı yaşlarda olan ve daha çok TV dizileri çekmiş olan Niels Arden Oplev var. Oplev, filmi daha sanatsal ve yalın  ele alırken Fincher da duyguları daha etkileyici işlemiş. Fincher dövüş sahnelerini daha sert ve aksiyonu da daha hızlı ele almış. Oplev’in filminde ise olaylar daha yavaş akıyor gibi. Fakat duyguların yansıtılması daha başarılı olmuş. Bu filmde sahnelerin gösterişli olmasının pek de çekiciliği olmamış bence.

Karakterler

Michael Nyqvist & Daniel Craig (Mikael Blomkvist)

Noomi Rapace & Rooney Mara (Lisbeth Salander)

Mikael karakteri her iki filmde de çok iyi oynanmış. Daniel Craig alışılmıştan daha yavaş bir karakter sergiliyor rol gereği. Lisbeth karakterine gelecek olursak ben İsveç yapımındaki kızı daha çok beğendim. Fakat kitapta Lisbeth’in daha çirkin olduğu söyleniyor. Fakat Stieg Larsson karakterleri öyle güzel betimlemiş olsa gerek ki; her iki filmde de karakterler birbirine oldukça benziyor.

Tavsiye:  Yeni Bitcoin’ler İçin Yer Açın! Bitcoin Çatalları (Fork) İçin Kısa bir Rehber

Karakterler bu iki kişiyle sınırlı değil elbette. Vanger’lerin aile üyeleri birbirinden piskopat ortalıkta dolanıyorlar. Ayrıca Lisbeth’in velayetinde olduğu sapık adam da var mesela. Lisbeth’in teknoloji danışmanı olan tiplemeye de bayıldım.

Sahne Farkları

Filmler elbette birebir aynı işlenmemiş. Özünden çok sapmamakla birlikte bazı sahnelerde farklar var:

  • Harriet Vanger ilk filmde tamamen gizlenmiş olarak yaşarken çıkarken ikinci filmde kimlik değiştirip gizlenmiş birisi olarak karşımıza çıkıyor.
  •  İlk filmde Lisbeth‘e metroda çarpan bir grup saldırıken ikinci filmde bir hırsız laptobunu çalarken kavga çıkıyor.
  •  İlk filmde Mikael’in sevgilisi Vanger’ler ile hiç tanışmazken ikinci filmde Millennium şirketini satmak üzere görüşüyorlar.
  • İlk filmde Mikael hapse girerken ikinci filmde hapse girmiyor.
  • İlk filmde filmin sonunda Lisbeth Mikael hakkında duygular beslemezken ikinci filmde Mikael’e bir hediye alıp hayal kırıklığı yaşayacaktır.

Son Yorumlar

İlk söyleyeceğim; eğer kitabı okumak niyetindeyseniz sakın filmleri izlemeyin. İkinci olarak da eğer iki filmi de izlemediyseniz önce İsveç versiyonu olan orjinalini izlemenizi ve aradan bir kaç ay geçtikten sonra Amerikan versiyonunu izlemenizi öneririm. Ben, orjinal filmin konuyu daha iyi yansıttığına karar verdim. Hep söylerim, keşke hafızadan silip baştan izleme şansım olsaydı 🙂

Çok güzel bir hikaye!  Okuyun veya izleyin ama kaçırmayın!

1 Cevap

  1. Azize Ebru dedi ki:

    Öncelikle merhaba, yazdığınız yazı genel itibariyle güzel fakat tek bir noktaya değinmek istiyorum; Lisbeth karakterinin canlandırılmasında Noomi Rapace’nin çok daha uygun olduğunu söylemişsiniz fakat kitapta okuduğuma göre herkes tarafından sevilmeyen, psikopat görünümlü, toplum değerlerine uymayan ve görüntüsü rahatsız edici insan tiplemesi kesinlikle Rooney Mara. Kitabı da ele alarak tekrar düşünmeniz dileğiyle…

Cevap Verin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.