Burçin'in Sanal Günlüğü

gördüm, duydum, biliyorum

Bugün rakamsal anlamda özel bir gün.  Geçenlerde 12:34:56 7.8.9 gibi düşünülüp gazetelerde yer bulan gün gibi. Bakalım bugünle ilgili ne haberler çıkacak televizyonda :) Hoş kiminiz “ne alakası var saçma” derken kiminiz de “ilginç bir an” diyebilirsiniz. Ben bugün 9 adet temennide bulunmak istiyorum:

1. A Bye B de Dye düşsün böyle T ve R dostça ve kardeşçe yaşasın !
2. Seller dursun
3. Iron Maiden Türkiye’ye gelsin
4. Hastalıklar uzak dursun
5. Her yer tiyatro olsun
6. Bir sürü park olsun
7.Çocuklar ve gençler ölmesin
8. Teknoloji kötüye kullanılmasın
9. Herkesin iyi kötü mutluluk duyacağı bir avuntusu olsun!

cnbceGüzel dizileriyle ve seçme filmleriyle tanıdığımız ücretsiz TV kanalı cNBCE’de yeni sezon başladı. Dr. Who ve Merlin dizilerini takip etmeyi düşüüyorum . Bence size de http://www.cnbce.com/ adresine girin ve boş vakitlerinizi de göz önüne alarak kışlık planınızı yapın derim

davaLe Process adıyla da bilinen filmi izledim. Orson Welles sinema sektöründe kendini ispatlamış ve hatta biraz da aşmış birisi. Bu filmde 11 karakteri kendisi seslendirmiş. Franz Kafka‘nın aynı adlı romanından uyarlanan filmi izlerken aksiyon veya alıştığımız giriş-gelişme-sonuç bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Filmi izlerken kendinize sürekli sorular soruyor ve “yönetmen ne anlatmak istemiş” gibilerinden bir muhakeme yapıyorsunuz.

Filmin büyüsünü bozmadan kısaca bahsedeyim. Bir sabah uyandığında odasında polis memurlarını gören Josef K. neye uğradığını saşırır ve kendini tuhaf bir mahkemenin ortasında bulur. Olaylar buradan devam eder. Kahramanı Anthony Perkins oynuyor ve avukat rolünde de Orson Welles” var. İlginç bir not da; filmin sonun Orson Welles tüm kadroyu kendi sesiyle sunuyor. Ayrıca filmin başında romandan alıntı yapılarak bir çizgi roman edasıyla anlatılan hikaye hem anlarım biçimi hem de içerik olarak harika.

deep_purple

Uzun bir aradan sonra güzel bir konsere gittim. Deep Purple! Çok derin bir hayranlığım olmasa da 5-10 şarkısını iyi bilirim. Gittik dinledik güzel ve hızlı bir konser oldu. Nedense 2-3saat sürmeyen konserler bize kısa geliyor. Yaklaşık 105 dakika sürdü konser ve ben ara beklerken bitti:) Önceden şarkı listesine de bakmamıştım o bakımdan süpriz oldu.

Çok bildiğim şarkıların çoğunu çalmadılar. Zaten Ian Gillan da hayli yaşlanmış “Child in time” daki performansı sergilemesini beklemek belki hayal olur. Zaten konserin yarısında arkalara saklanıp kaçamak yaptı.

Anladığım o ki; bir 20 sene önceki konserlerine gitmiş olmak ayrıcalık olurmuş diye düşünüyorum…  Ara ara geçilen sololar harikaydı. Ayrıca Don Airey’in “Türk Marşı” ve “Katibim” den alıntılarla geçişler yapması olağanüstüydü.

okumaya devam edin…

gmail_tasks Bazen gözümüzün önündeki ihtiyaçları görüp de çözüm üretmek gerçekten zor oluyor. En son örneğin “Gmail Tasks” ile tekrar kanıtlanmış oldu. Öteden beridir işlerimi not alıp alınca “oldu” diye işaretleyebileceğim ama çok da basit bir önyüze sahip bir uygulama/çözüm bulamıyordum. Bulduklarım hep çok detaylı veya kurulum gerektiren pratik olmayan yazılımlardı.

Gmail hesabınız varsa artık solda “Tasks” linkini görebilirsiniz artık. Aynı “sohbet” gibi sağ köşede bir pencere açılıyor ve oradan tüm herşşeyi pratik olarak yapabiliyorsunuz.

Geçen hafta yasşanan vahim helikopter kazasından sonra kesin bilinmesi gereken bir servis var. Tüm GSM şirketlerinde var mı bilmiyorum ama bulunduğunuz yerin coğrafik verilerini öğrenmek için “NEDEREYIM” yazıp 7777 ye kısa mesaj göndermeniz yeterli…

böylesine talihsiz olayların olmaması dileğiyle…

Egzersiz Şiiri

slumdog-millionaire1

Son yıllarda oskar ödüllerinden pek keyif aldığımı söyleyemem. Görkemli bir tören ve bir sürü sinema sanatçısını izlemek güzel aslında… Fakat ödüllerin dağıtıldığı filmlere bakınca işin içinde politik ve ticari kaygıların artık doruğa tırmandığını görüyorum.

Bunların yanında bu sene Milyoner – Slumdog Millionaire filmine en iyi film oskarının verilmesiyle biraz umut belirdi içimde. Filmi izledim ve de oldukça beğendim. İzlenmesini öneriririm. Film hakkındaki yorumlarım kısaca şöyle:

Yönetmen “Danny Boyle” önceden de adını duyduğumuz bir yönetmen… Olay Hindistan’ın kenti bombay (veya Mumbai) de gecekondu mahallelerinde geçiyor. Bir ara Tac Mahal’i de görüyoruz. Kim Beşyüzbin İster yarışmasında büyük ödüle bir soru kala hayatı sorgulanan ve bu soruları nasıl bildiğine dair detaylar anlatılıyor… Son soru da filmin önemli anlarından. Anlatılacak çok şey var ama ilk başta aklıma gelenleri yazdım… Ayrıca ilginç bir detay da “çay” ve “zincir” kelimelerinin türkçe ile aynı telaffuza sahip olması :)

Eminim birçoğumuz saatlerce bilgisayar ekranına çakılı kalıyoruz ve birşeyler dikkatimizi dağıtana kadar da bakmaya devam ediyoruz. Fakat ekrana bakarken göz kırpmadığımız için göz kurulukları ve buna bağlı göz rahatsızlıkları ortaya çıkabiliyormuş.

Bu sebeple bilgisayar başındayken ara vermek çok önemli. Ben bu işi “Eyes Relax” adlı bir programla yapıyorum.  Program size belli aralıklarla hatırlatma yapıp ekranınızı karartıyor ve bu sayede ara vermiş oluyorsunuz.

Kimilerine komik gelebilir ama gözler için oldukça faydalı kullanmanızı tavsiye ederim.

eyerelax

Buradan indirip kurabilirsiniz.

Lastiklere bakarsanız üzerinde çeşitli rakamlar, harfler yazdığını görürsünüz. Bunların hepsinin bir anlamı var ve bu bazen lazım olabiliyor. Bilinmesinde fayda var…

http://www.sigortam.net/ads/2009/bulten_subat/lastik.asp