Burçin'in Sanal Günlüğü

gördüm, duydum, biliyorum

2008 Erovizyon Macerası Bu Gece Başlıyor

“Mor ve Ötesi” bu akşam önelemelere katılıyor. Başarılar diliyorum onlara… Tüm televizyonda grup üyeleriyle konuştular. Anlattıklarına göre hızlı bir sahne performansı yapacaklar. Reklam için gittikleri ülkelerden de olumlu tepkiler almışlar. Bence Türkiye’yi gayet güzel temsil edecekler. Hedefimiz birincilik!

Bu sene ilk defa yarı-finaller iki aşamada yapılıyor. Bunun sebebi de daha çok ülkenin yarışmaya katılabilmesi için. Zaten Erovizyon’un kendi içinde yenilenmesi gerekiyor. Özellikle bu “politik oylama” nın önüne geçmek için birşey yapmamlılar. Durun bakalım neler olacak.

Can Yücel'den…

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
kanatların çırpındığı kadar hafif…

Can Yücel

Göztepe Parkı – Gül Bahçesi

Yine bir park ve yine bir düzenleme!

19 Mayıs’ta Göztepe Parkı’na uğradık. parkı baştan aşağı yenilemişler ve iç taraftaki yaklaşık bir futbol sahası büyüklüğündeki bir alana da yaklaşık 5000 gün dikilmiş manzara muazzam. Güllerin hepsi açmış ve güzel bir düzenlemeyle de insana ferahlık veriyor. Şu an parkın genelinde gölge eksikliği var. Yeni dikilen ağaçlar büyüyene kadar biraz güneşe maruz kalacağız ama olsun. Onlar da büyürler elbet :)

Göztepe’den geçerken mutlaka uğrayın derim.


Çektiğim fotoğraflar için tıklayın!

Eskişehirspor Geri Döndü!

eses

Bir Eskişehirli olarak Eskişehirspor’un 1nci lige çıkmasına çok sevindim. Yıllar önce Eskişehir’deyken bir Fenerbahçe maçı hatırlıyorum… Ondan daha eskisini de hatırlamıyorum ama babamın anlattıklarına göre hakikaten de bir efsane gibi esmiş zamanında es-es… Çocukluğumda evimizde bir pilak hatırlıyorum “Eskişehir Marşı” adında…

Çok sevindim bu olaya. Vakit kaybetmeden bir Es-Es flaması alıp masama koymam lazım :) Umarım önümüzdeki sene güzel maçlar olur. Hep beraber izleriz…

Es-Es-Es Ki-Ki-Ki Es-Ki-Es-Ki-Es rüzgar ol fırtına ol kaleden kaleye es!

http://www.eskisehirspor.com/

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi

Ben parkları çok severim bilirsiniz. İstanbul’daki parkların sayısındaki artıştan da oldukça memnunum. Yaklaşık bir senedir yanından geçtiğim ama sadece çiçek,fide vs. satılan bir yer olarak bildiğim yer “Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi” adında çok güzel bir bahçe çıktı :) İzmit otobanından gelirken Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ayrımına saparken tam sapağın girişde bulunuyor bu yer. Henüz gidemedim ama en yakın zamanda gideceğim. Giden arkadaşlarım ise kesinlikle tavsiye ediyorlar.

http://www.ngbb.gen.tr/

Rahat Uyanmanın 10 Yolu (realage.com.tr)

Eğer sağlıklı beslenme ile ilgiliyseniz ve www.realage.com.tr‘yi duymadıysanız mutlaka bu siteye üye olun. Çok güzel makaleler yayınlanıyor. Ayrıca -gerçek yaş- adı altında bir test sunuyorlar ve alışkanlıklarımızın bizi sağlık yaşı olarak kaç yaşında gösterdiğini hesaplayıp sunuyorlar. Buna göre de hayatınızı şekillendirmeniz faydalı olabiliyor. Ben son yayınlanan makaleden alıntı yaparak bir özet geçmek istiyorum. Detaylar için mutlaka siteye uğrayın.

Rahat uyanmak isiyorsanız şunlara dikkat edin:

1. Yatarken perdeyi açın.
2. Alarmı 15 dk. önceye kurun.
3. Güneşi yakalama hareketi yapın.
4. günlük vitamin kullanın.
5. Günlük kararları akşam alın sabah değil.
6. Taze ve zaman ayarlı hazırlanmış kahve kokusu iyi gelebilir.
7. Sabah dilinizi fırçalayın.
8. Kahvaltıda az şeker tüketin.
9. Mutfağa bir takvim koyun ve işleri üzerine not alıp kahvaltıda göz gezdirin.
10. SONUNCUYU UNUTTUM. www.realage.com.tr ‘yi ziyaret edin :)

Nietzsche'nin Karısı(değil sevgilisi!) Salome'ye Yazdığı Meşhur Mektup

nietzscheOkuduğum bir kitapta o meşhur mektuptan o meşhur alıntı yapılmış. Özünde hayatta alınan risklerin sonuçlarına katlanmak gerektiğini anlatan şu satırlar çok anlamlı:

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum, oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum, okudum, anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde.
Hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine;
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredersin

Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım

Pinhani – Zaman Beklemez

pinhani - zaman beklemezGeçen sene bu zamanlarda Pinhani’nin ilk albümünü zevkle dinliyordum. Bir radyo programında tesadüfen röportajını dinlediğim bu grup o günden yaklaşık bir altı ay sonra gündeme geldi ve tanınmaya başladı. Şimdi ikinci albümleri “Zaman Beklemez” i çıkardırlar. http://www.pinhani.com/ sitesine girerek son albümdeki şarkıları da çevrimiçi dinleyebilirsiniz. Genelde ikinci albümler ilkinin keyfini fazla vermezler. Dinlediğim kadarıyla tarzları pek değişmemiş. Bu tür grupların çıkmasını her zaman desteklememiz lazım ve dinleyici olarak da destek olmamız lazım. Umarım aynı çizgide daha çok albüm çıkarırlar.

Değişik bir mp3 çalar – APROTECH M23

Beni tanıyanlar bilirler… Ben mp3 çalar satınalma konusunda pek pratik değilim :) Yıllardır emektar bir mp3 çalarım var onu kullanıyorum. Sürekli araştırma yapıp yeni modellere bakmak da hobim oldu. www.hepsiburada.com da gezinirken çok ilgniç bir mp3 çalar gördüm. APROTECH M23 adındaki bu alet sadece kulaklıktan ibaret, kablosu yok ve USB’den şarj oluyor… Kapasitesi de 1GB. Ürünün markasını pek tanımıyorum ve www.google.com‘da araştırınca değişik firmalar çıktı. Pek uluslararası bir marka değil gibi geliyor… Okuduğum son yorumlar fena değil. Ses kalitesi konusunda almadan karar vermek zor ama çok pratik bir ürün olduğu açık. Ürüne buradan ulaşabilirsiniz. Ben başka bir online mağazada da bu ürüne rastlamadım.

Portobello Cadısı / Paulo Coelho

Portobello CadısıPaulo Coelho’nun bu son kitabını rastgele seçerek okudum. Kitabın adını ilk duyduğumda kafamda bir hikaye kurmuştum. İnsanlar tarafından bilinen bir cadı, birilerinin geleceği hakkında yorumlar yapar. Sonra onları yönlendirir ve bunun üzerine bir takım olaylar gelişir… Aslında kısmen tutturmuş olmama rağmen kitabın bütününü düşünecek olursak karşıma çok özgün bir hikaye çıktı. Ayrıca yazarın anlatım şekli de oldukça ilginç. Ardarda dizilen olaylar dizisi yerine olayı oluşturan kişilerle yapılan konuşmaların sunumu tercih edilmiş. Kitabın okuması oldukça kolay ve akıcı. Yazarın öykülerindeki başarısını anlatmaya gerek yok. Yıllar önce Simyacı’yı okuduğumda da şu anki aynı keyfi aldım.

—Bu kısımdan sonrası kitap içeriği hakkındadır, kitabı okumak isteyenlerin okumamasını öneriyorum ! —

Athena’nın hayat hikayesi bana oldukça ilginç geldi. Evlatlık edinilmiş olmak, azınlık muamelesi görmek, kitleleri peşinden sürükleme yeteneğinin ortaya çıkışı ve birden fazla dine ait motiflere değinilmiş olması oldukça etkileyici. Athena’nın bir türlü ortaya çıkmayan polis sevgilisi de hikaye boyunca güzel bir gizem oluşturuyor ve güzel bir son ile bu gizem çözülüyor.

Ben hikayeyi çok beğendim.